1
2
3
4

DİŞ ETİ HASTALIKLARI TEDAVİSİ

İSTANBUL CITYDENT

Citydent İstanbul diş kliniğimize diş eti  hastalıkları tedavisi, diş eti hastalıkları uzmanımız tarafından yapılmaktadır. Yaptığımız başlıca diş eti hastalığı tedavileri, küretaj, subgingival küretaj, fiber siplintleme, gingivektomi, depigmentasyon, flap operasuonu, periimplanter, serbest diş eti greftleme, coronale kaydırma, slyding flap, kuron boyu uzatma, bağ dokusu transferi, oklüzal aşındırma, frenektomi.  Citydent İstanbul diş eti hastalıkları tedavi fiyatları hakkında bilgi almak için bizimle iletişime geçebilrsiniz. Citydent diş eti hastalıkları uzmanımız (periodontolog) tarafından yapılan muayenelerden, röntgen ve tomogrofiden herhangi bir ücret alınmamaktadır 

 

Yaygın Diş Eti Hastalıkları Nelerdir? 

Gingivitis: Gingivitis, diş etlerinin en hafif formudur ve genellikle diş etlerinin kızarması, şişmesi ve kanamasıyla kendini gösterir. Diş plağı adı verilen bakteri birikintileri diş etlerini tahriş eder ve gingivitise yol açabilir. Eğer tedavi edilmezse, gingivitis periodontitis adı verilen daha ciddi bir diş eti hastalığına ilerleyebilir.

Periodontitis: Periodontitis, diş eti hastalıklarının daha ileri bir aşamasıdır. Diş eti cepleri (diş eti ve diş arasındaki boşluklar) enfekte olur ve bu durum diş eti çekilmelerine, diş eti dokularının kaybına, kemik kaybına ve diş kaybına yol açabilir. Periodontitis, ciddi diş eti hastalığı olarak kabul edilir ve tedavi edilmezse dişlerin kaybına neden olabilir.

Diş Eti Absesi: Diş eti absesi, enfekte olmuş bir diş eti ceplerindeki bakterilerin neden olduğu bir iltihaptır. Bu durum, diş etlerinin şişmesine, kızarmasına ve ağrılı bir şişliğe yol açar. Diş eti absesi tedavi edilmezse, diş eti ve çene kemiği dokularına zarar verebilir.

Gingival Hiperplazi: Gingival hiperplazi, diş etlerinin aşırı büyümesi ve şişmesi ile karakterizedir. Bu durum genellikle ilaç kullanımının bir yan etkisi olarak ortaya çıkabilir.

Necrotizing Diş Eti Hastalıkları: Bu hastalık grubu, diş etlerinin doku ölümü (nekroz) ile karakterizedir. Bunlar genellikle bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde veya ciddi stres altında olanlarda ortaya çıkabilir.

Yukarıdaki hastalıklar, diş etlerinin sağlığını tehdit eden yaygın sorunlardır. Bu hastalıkların tedavi edilmesi, diş hekimi ya da diş eti hastalıkları uzmanı tarafından yapılmalıdır ve erken teşhis ve tedavi, diş eti sağlığının korunmasında önemlidir. Ayrıca, düzenli diş bakımı, ağız hijyeni ve diş hekiminize düzenli kontrollerle bu hastalıkların önlenmesine yardımcı olabilir.

 

Diş Eti Hastalıklarının Belirtileri Nelerdir? 

Diş eti hastalığı, tıbbi terimiyle periodontal hastalık, diş etlerini etkileyen bir dizi durumu ifade eder. Bu hastalık genellikle diş eti iltihabı (gingivit) ile başlar ve ilerlemesi durumunda dişleri destekleyen kemik ve dokuları etkileyebilir. Diş eti hastalığının belirtileri şunlar olabilir:

Kızarıklık ve Şişlik: Sağlıklı diş etleri soluk pembe renkte ve sağlam görünümdedir. Ancak diş eti hastalığı ilerledikçe, diş etleri kızarabilir, şişebilir ve iltihaplanabilir.

Kanama: Diş etlerinin fırçalanması veya diş ipi kullanılması sırasında kanama gözlenebilir. Kanayan diş etleri, diş eti iltihabının bir belirtisi olabilir.

Diş Eti Çekilmesi: Diş eti hastalığı ilerledikçe, diş etleri çekilebilir ve dişlerin kök yüzeyleri açığa çıkabilir. Bu durum dişlerin hassasiyetine ve kök çürüklerine yol açabilir.

Diş Hassasiyeti: Diş eti hastalığı nedeniyle dişlerin kökleri açığa çıktığında, sıcak, soğuk veya tatlı yiyecek ve içeceklere karşı hassasiyet artabilir.

Kötü Nefes: Diş eti hastalığı, ağızda bakteri üremesine yol açabilir ve bu da kötü nefese (halitosis) neden olabilir.

Diş Eti Hacminde Azalma: Diş eti hastalığı ilerledikçe, diş etlerinin hacmi azalabilir, dişler daha uzun görünebilir ve boşluklar oluşabilir.

Dişlerin Sallanması veya Gevşemesi: Diş eti hastalığı ilerledikçe, dişleri destekleyen kemik ve dokuların zarar görmesi nedeniyle dişler sallanabilir veya gevşeyebilir.

İltihaplı Akıntı: Diş eti hastalığının ileri aşamalarında, diş eti ve dişlerin etrafında iltihaplı bir akıntı oluşabilir.

Ağız Kokusu: Bakteri üremesi ve enfeksiyonlar nedeniyle ağız kokusu artabilir.

Diş eti hastalığının belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilir ve hastalığın evresine göre değişebilir. Eğer yukarıdaki belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız veya diş etlerinizde herhangi bir sorun fark ediyorsanız, bir diş hekimine başvurmanız önemlidir. Erken teşhis ve tedavi, diş eti hastalığının ilerlemesini engellemek ve diş sağlığını korumak açısından önemlidir.

 

Citydent Istanbul Diş Eti Hastalıkları Tedavileri

Scaling diş eti hastalığı tedavisi:Scaling, genellikle diş eti hastalığının tedavisinde kullanılan yaygın bir diş hekimliği işlemidir. Bu işlem, özellikle diş eti çizgisinin altındaki diş ve diş eti yüzeylerinden plak, tartar ve bakteriyi çıkarmayı içerir.

 

Scaling işlemi sırasında, diş hekimi, diş etlerinde iltihap ve enfeksiyona neden olabilen bu birikintileri dikkatli bir şekilde çıkarmak için özel araçlar kullanır. İşlem, elde tutulan aletlerle manuel olarak veya birikintileri parçalamak ve çıkarmak için titreşim kullanan ultrasonik araçlarla yapılabilir.

 

Scaling, dişlerin kök yüzeylerini pürüzsüzleştirerek bakterilerin orada toplanmasını önlemek için yapılan bir başka işlem olan kök düzleştirme ile birlikte sıklıkla yapılır. Scaling ve kök düzleştirme, diş eti hastalığının tedavisi için önemli iki işlemdir ve iltihabı azaltmaya, diş ve diş etlerine daha fazla zarar verilmesini önlemeye ve diş eti dokusunun iyileşmesini teşvik etmeye yardımcı olabilir. Daha ciddi diş eti hastalığı vakalarında, ek tedaviler veya cerrahi müdahale gerekebilir.

 

Subgingival küretaj diş eti hastalığı tedavisi: diş kökleri ve diş eti çizgisi altındaki ceplerden bakteri, plak ve tartarı çıkarmayı içeren bir diş tedavisidir. Bu tedavi, ağızda bulunan bakterilerin plak adı verilen yapışkan bir film oluşturarak diş etlerinde iltihap ve enfeksiyona yol açtığı yaygın bir durum olan diş eti hastalığının tedavisinde sıklıkla kullanılır.

 

Subgingival küretaj işlemi sırasında, diş hekimi özel araçlar kullanarak diş kökleri ve diş eti çizgisi altındaki ceplerden bakteri, plak ve tartarı dikkatli bir şekilde çıkarır. Bu işlem, elde tutulan aletlerle manuel olarak veya birikintileri parçalamak ve çıkarmak için titreşim kullanan ultrasonik araçlarla yapılabilir.

 

Subgingival küretaj, iltihabı azaltmaya, diş ve diş etlerine daha fazla zarar verilmesini önlemeye ve diş eti dokusunun iyileşmesini teşvik etmeye yardımcı olabilir. Bu işlem, scaling ve kök düzleştirme gibi diğer diş eti hastalığı tedavileriyle birlikte sıklıkla yapılır ve kapsamlı bir periodontal tedavi planının bir parçası olarak önerilebilir.

 

Gingivektomi diş eti hastalığı tedavisi: Gingivektomi, diş eti dokusunun cerrahi olarak çıkarılmasını içeren bir diş tedavisidir. Genellikle, kozmetik endişelere veya periodontal hastalığa neden olabilen fazla veya hastalıklı diş eti dokusunu çıkarmak için yapılır. Gingivektomi işlemi sırasında, diş hekimi öncelikle bölgeyi lokal anestezi ile uyuşturur. Daha sonra, fazla veya hastalıklı diş eti dokusunu çıkarmak için bir skalpel veya lazer kullanır. Bazı durumlarda, daha estetik ve sağlıklı bir diş eti çizgisi oluşturmak için altta yatan kemik dokusunun bir kısmı da çıkarılabilir.

 

İşlem sonrasında, hastaya genellikle cerrahi bölgenin bakımı için talimatlar verilir. Bu talimatlar, belirli yiyeceklerden ve aktivitelerden kaçınmayı ve özel bir gargara veya diğer ağız hijyeni ürünlerini kullanmayı içerebilir. Ağrı kesici veya antibiyotik de kullanılabilir, rahatsızlığı yönetmeye ve enfeksiyonu önlemeye yardımcı olmak için.

 

Gingivektomi, periodontal hastalık, kozmetik endişeler ve diş eti büyümesi gibi çeşitli diş eti ile ilgili sorunlar için güvenli ve etkili bir tedavidir. Ancak, tüm cerrahi işlemler gibi, enfeksiyon, kanama ve rahatsızlık gibi bazı riskleri de beraberinde getirir. Hastalar, gingivektomi işlemine karar vermeden önce, diş hekimleri veya periodontistleriyle işlemin potansiyel riskleri ve faydaları hakkında tartışmalıdırlar.

 

Flap cerrahisi diş eti hastalığı tedavisi: Flap cerrahisi, ileri derecede diş eti hastalığını tedavi etmek için sıklıkla kullanılan bir diş tedavisidir. İşlem, diş köklerine biriken plak, tartar ve bakterileri çıkarmak için diş köklerine erişimi hedefler.

 

Flap cerrahisi sırasında, diş hekimi öncelikle bölgeyi lokal anestezi ile uyuşturur. Daha sonra, diş eti dokusunda küçük bir kesi yaparak bir flap oluştururlar. Flap, diş köklerini ve altındaki kemiği ortaya çıkarmak için kaldırılabilir. Diş kökleri temizlenebilir ve düzeltilir, hasarlı veya enfekte olmuş doku çıkarılabilir.

 

Temizleme ve onarım işlemi tamamlandığında, flap tekrar yerine konulur ve dikişlenir. Hastaya cerrahi bölgenin bakımı için talimatlar verilir. Bu talimatlar, belirli yiyeceklerden ve aktivitelerden kaçınmayı ve özel bir gargara veya diğer ağız hijyeni ürünlerini kullanmayı içerebilir. Ağrı kesici veya antibiyotik de kullanılabilir, rahatsızlığı yönetmeye ve enfeksiyonu önlemeye yardımcı olmak için.

 

Flap cerrahisi genellikle diş eti hastalığının diğer tedavileriyle birlikte yapılır, örneğin scaling ve kök düzleştirme veya antibiyotik tedavisi. İşlemin amacı, dişler ve diş etleri arasındaki ceplerin derinliğini azaltmak ve bakterilerin birikmesine ve daha fazla iltihaplanma ve enfeksiyona neden olmasını önlemektir. Cep derinliğini azaltarak ve diş eti dokusunun iyileşmesini teşvik ederek, flap cerrahisi dişleri sabitlemeye ve diş etleri ve destekleyici yapıları daha fazla hasara karşı korumaya yardımcı olabilir.

 

Diş Eti Hastalıkları Tedavisi Sonrası Dikkat edilmesi Gerekenler

Diş eti çekilmesine ne iyi gelir: Diş eti tedavileri sonrasında, tedavinin başarılı olması ve diş eti sağlığının korunması için dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar bulunmaktadır:

İlaçları Düzenli Kullanmak: Eğer diş eti tedavisi sırasında veya sonrasında size reçete edilen ilaçlar varsa, bunları düzenli ve doktorunuzun talimatlarına uygun bir şekilde kullanmalısınız.

Ağız Hijyenine Özen Göstermek: Diş eti tedavisi sonrasında ağız hijyenine dikkat etmek çok önemlidir. Dişlerinizi düzenli olarak fırçalayın, diş ipi veya ara yüz temizleyicileri kullanarak diş aralarını temizleyin. Temizlik işlemlerini tedavi bölgesine zarar vermeden yapmaya özen gösterin.

Yumuşak Diş Fırçası Kullanmak: Diş eti tedavisi sonrasında diş etleriniz hassas olabilir. Bu nedenle yumuşak kıllara sahip bir diş fırçası kullanmak diş etlerinizi korumanıza yardımcı olabilir.

Tuzlu Su İle Gargara Yapmak: Diş eti tedavisi sonrasında doktorunuzun önerdiği şekilde, hafif tuzlu su ile gargara yapmak ağız hijyenini destekleyebilir ve enfeksiyon riskini azaltabilir.

Sıcak ve Baharatlı Yiyeceklerden Kaçınmak: Tedavi sonrasında hassas olan diş etleriniz, sıcak ve baharatlı yiyeceklerden daha fazla etkilenebilir. Bu tür yiyecekleri tüketirken dikkatli olun.

Alkol ve Sigaradan Kaçınmak: Alkol ve sigara gibi alışkanlıklar diş eti sağlığını olumsuz etkileyebilir. Tedavi sonrası bu tür alışkanlıklardan kaçınmak diş etlerinizin daha hızlı iyileşmesine yardımcı olabilir.

Düzenli Kontrolleri İhmal Etmemek: Tedavi sonrasında doktorunuzun önerdiği şekilde düzenli kontrollere gitmek önemlidir. Bu kontrollerde tedavinin ilerlemesi ve diş eti sağlığınız değerlendirilir.

Sağlıklı Beslenme: Dengeli ve sağlıklı beslenmek, genel sağlık durumunuzu iyileştirirken diş eti sağlığınızı da destekler.

Stresi Yönetmek: Stres, diş eti sağlığını olumsuz etkileyebilir. Stresi yönetmek için rahatlama teknikleri veya egzersizler kullanabilirsiniz.

Diş eti hastalıkları tedavisi sonrasında doktorunuzun önerilerine dikkat etmek ve düzenli kontrolleri aksatmamak, diş etlerinizin sağlığını korumak için önemlidir. Eğer tedavi sonrasında herhangi bir ağrı, şişlik veya sorun yaşarsanız, hemen bir diş hekimine başvurmalısınız.

Diş Eti Hastalıkları Sorular Yanıtlar

Diş eti hastalıklarının ortaya çıkmasında bir çok faktör rol alabilir. Bunların bir kısmı;

Sigara: Ağız ve diş sağlığımız için oldukça zararlıdır. Özellikle ağız hijyeni kötü olan bireylerde başlayan diş eti hastalıklarının hızını artırmaktadır.

Stres: Stres birçok dişeti hastalığında ciddi bir nedendir. Stresin vücudun hastalıklarla mücadele etmesini zorlaştırdığı bilimsel olarak bir çok çalışmada ortaya konmuştur.

Bruksizm: Dişleri sıkma ve gıcırtdatma anlamında kullanılmaktadır. Dişlerin oluşturduğu stresler nedeniyle periodontal dokularda yıkıma neden olurlar.

Dengesiz beslenme: Gerekli vitamin ve minerallerin alınması besin dengesi açısından çok önemlidir. Bu denge vücudun hem bağışıklık sisteminin fonksiyon görebilmesi hem de hücre yenilenmeleri için gereklidir.

Genetik: Genetik yatkınlık özellikle bazı periodontal hastalıklarda bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Özellikle ağız hijyeni kötü olan ve genetik yatkınlığı olan bireylerde periodontal hastalık riski daha da artar.

Bazı ilaçlar: Fenitoin, oral kontraseptifler (doğum kontrol ilaçları), kalsiyum kanal blokerleri gibi bazı ilaçlar ağız hijyenini olumsuz etkileyebilir.

Hamilelik: Hamilelik döneminde hormonlarda meydana gelen değişiklikler diş etlerinde de değişikliklere neden olabilmektedir. Özellikle ağız hijyeni iyi olmayan hamilelerde diş eti büyümeleri sıklıkla görülür.

Diyabet: Diyabetin periodontitis ile ilişkisi tüm dünya tarafından kabul edilmiştir. Bir çok araştırma diş etleri sağlıklı olan bireylerde diyabetin seyrinin daha düzenli olduğunu göstermiştir. Aynı şekilde diyabeti kontrol altında olmayan bireylerde de periodontitis ortaya çıkma ihtimalinin yüksek olduğu

Diş eti hastalıklarında Platelet-Rich Fibrin (PRF) kullanımı, hastalığın tedavi ve iyileşme sürecini desteklemek amacıyla değerlendirilen bir yöntemdir. PRF, hastanın kendi kanından elde edilen bir doku ürünüdür ve içerdiği büyüme faktörleri sayesinde doku iyileşmesini hızlandırmada yardımcı olabilir. Diş eti hastalıklarının tedavisinde PRF kullanımı aşağıdaki şekillerde düşünülebilir:

  1. Periodontal Cerrahi: Periodontal hastalıklar, diş eti dokusunun iltihaplanması ve çene kemiğinin etkilendiği durumları ifade eder. Ciddi periodontal durumlar, diş eti tedavileri ve periodontal cerrahi gerektirebilir. PRF, bu tür cerrahi işlemlerde kullanılarak doku iyileşmesini hızlandırabilir, enfeksiyon riskini azaltabilir ve kemik rejenerasyonunu teşvik edebilir.

  2. Doku Rejenerasyonu: PRF, periodontal tedaviye ek olarak doku rejenerasyonunu desteklemek amacıyla kullanılabilir. Kemik ve diş eti kaybı yaşanan bölgelerde, PRF'nin içerdiği büyüme faktörleri kemik ve doku oluşumunu teşvik edebilir.

  3. Yara İyileşmesi: Diş eti hastalıklarının tedavisi sırasında oluşan yaraların daha hızlı iyileşmesini sağlamak için PRF kullanılabilir. PRF, yara iyileşmesini teşvik eden faktörleri içerdiği için bu alanda da faydalı olabilir.

  4. Operasyon Sonrası Rahatsızlıkların Azaltılması: Diş eti tedavileri veya cerrahi işlemler sonrası ağrı, şişlik ve rahatsızlık gibi problemlerin azaltılmasına yardımcı olmak için PRF kullanımı düşünülebilir.

PRF kullanımının avantajları arasında hastanın kendi kanının kullanılması, alerji riskinin düşük olması, doku iyileşmesini hızlandırma ve enfeksiyon riskini azaltma potansiyeli bulunur. Ancak her hasta farklıdır ve PRF kullanımının uygunluğunu belirlemek için bir diş hekiminin önerilerine başvurmanız önemlidir. Diş hekiminiz, hastalığınızın ciddiyetine ve tedavi gereksinimlerine göre PRF kullanımının uygun olup olmadığını değerlendirecektir.

Kök hücre tedavisi, diş eti tedavisinde gelecekte potansiyel olarak kullanılabilecek bir yaklaşımdır, ancak bu alanda hala çalışmalar ve araştırmalar devam etmektedir. Bazı çalışmalar, kök hücrelerin diş eti hastalıklarının tedavisinde ve iyileşme sürecinin hızlandırılmasında potansiyel taşıdığını göstermektedir. Ancak, bu konudaki çalışmalar henüz deneysel aşamada olduğu için klinik uygulama henüz yaygın değildir.

Kök hücre tedavisi ile diş eti tedavisi aşağıdaki şekillerde düşünülebilir:

  1. Doku Yenilenmesi: Kök hücreler, hasar görmüş veya hastalıklı diş eti dokusunun onarılmasına yardımcı olabilir. Kök hücreler, sağlıklı doku büyümesini teşvik edebilir ve iyileşme sürecini hızlandırabilir.

  2. Kemik Yenilenmesi: İleri diş eti hastalıkları, çevreleyen kemik dokusunda kayba neden olabilir. Kök hücrelerin kullanılmasıyla, kaybedilen kemik dokusu yeniden oluşturulabilir.

  3. Anti-enflamatuar Etki: Kök hücreler, inflamasyonun azaltılmasına yardımcı olabilir, bu da diş eti hastalıklarının tedavisinde önemlidir.

  4. Hücresel Tedavi: Kök hücreler, diş eti hastalıklarının tedavisinde mevcut diğer yöntemlerin etkinliğini artırmak amacıyla kullanılabilir.

Ancak unutulmaması gereken önemli noktalar şunlardır:

Kök hücre tedavisi hala deneysel aşamadadır ve klinik uygulaması sınırlıdır.

Kök hücre tedavisi uygulamaları için etik ve yasal düzenlemeler mevcuttur.

Her hasta farklıdır ve tedavi sonuçları bireysel duruma göre değişebilir.

Sigara kullanımının diş eti hastalığıyla ilişkisi tartışılan bir konudur. Kesin olarak sigara kullanımının diş eti hastalığına neden olduğunu gösteren araştırmalar olmamakla birlikte, sigara tüketiminin diş eti sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olduğu birçok çalışmada vurgulanmıştır.

Diş eti hastalığı, diş etlerinin iltihaplanmasıyla başlayan ve zaman içinde dişleri destekleyen kemik ve dokuları etkileyebilen bir durumdur. Sigara kullanımı, diş eti hastalığının ilerlemesini hızlandırabileceği yönünde güçlü ipuçları sunan bir faktördür. Özellikle diş eti hastalığına yatkın olan bireylerde, sigara tüketimi diş eti iltihabının artmasına ve tedaviye yanıtın zayıflamasına neden olabilir.

Araştırmalar, sigaranın diş eti sağlığına olumsuz etkilerini şu şekillerde göstermektedir:

  1. Dolaşım Bozukluğu: Sigara içmek, kan dolaşımını etkileyebilir ve diş etlerine giden kan akışını azaltabilir. Bu durum, diş etlerinin enfeksiyonlara ve iltihaplanmaya karşı savunma yeteneğini zayıflatabilir.

  2. Bağışıklık Sistemi Zayıflaması: Sigara kullanımı, bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olabilir. Bu da diş etlerinin enfeksiyonlara karşı savunmasını olumsuz etkileyebilir.

  3. İltihaplanma Artışı: Sigara içmek, vücutta iltihaplanma süreçlerini artırabilir. Diş eti hastalığında zaten var olan iltihaplanma durumu, sigara tüketimiyle daha da şiddetlenebilir.

  4. Kemik Kaybı: Sigara içmek, diş eti hastalığına sahip bireylerde kemik kaybını hızlandırabilir. Diş eti hastalığının ilerlemesiyle birlikte, dişleri destekleyen kemik dokusu da zarar görebilir.

  5. Tedaviye Direnç: Sigara içen bireylerde diş eti hastalığının tedavisine karşı direnç artabilir. Diş eti tedavilerinin etkisi sigara tüketimi nedeniyle azalabilir.

Bu noktalara ek olarak, sigara içmek ağız kokusu ve diş lekeleri gibi estetik sorunlara da yol açabilir. Genel olarak, sigara kullanımının diş eti sağlığına zararlı etkileri olduğu ve diş eti hastalığının riskini artırabileceği konusunda farklı çalışmaların ve uzman görüşlerinin bulunduğu unutulmamalıdır. Sağlıklı bir ağız ve diş yapısı için sigara kullanımından kaçınmak, diş eti hastalığının riskini azaltmada önemli bir adımdır.

Diş eti sağlığı için gargara kullanımı, destekleyici bir önlem olarak düşünülmelidir. Gargaralar, diş eti sağlığını korumak veya iyileştirmek için diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve düzenli diş hekimi kontrolleri gibi temel ağız hijyeni alışkanlıklarına ek olarak kullanılabilir. İşte diş eti sağlığı için gargara kullanırken dikkate almanız gereken bazı faktörler:

  1. Diş Hekiminizin Önerileri: Diş hekiminiz, diş eti sağlığınızı değerlendirdikten sonra size hangi tür ağız gargarasının veya çözümünün uygun olduğunu önerebilir. Diş hekiminizin önerilerine uymanız en iyisidir.

  2. Antiseptik İçerikli Gargaralar: Antiseptik içeren ağız gargaraları, bakteri yükünü azaltarak diş eti iltihaplarını kontrol altına alabilir. Ancak bu tür gargaraları aşırı kullanmaktan kaçınılmalıdır, çünkü aşırı kullanım ağız florasını dengesizleştirebilir.

  3. Florürlü Ağız Gargaraları: Florür içeren gargaralar, diş minesini güçlendirerek çürük oluşumunu engellemeye yardımcı olabilir. Ancak florür içeriğine dikkat edilmeli ve günlük florür alım sınırlarına uygun kullanılmalıdır.

  4. Ağrı Kesici ve Anti-Enflamatuar Gargaralar: Diş eti iltihaplarına bağlı ağrı ve rahatsızlık yaşanıyorsa, ağrı kesici ve anti-enflamatuar içerikli gargaralar geçici rahatlama sağlayabilir. Ancak bu tür ürünleri uzun süreli ve sürekli kullanmadan önce bir diş hekimine danışmalısınız.

  5. Doğru Kullanım: Ağız gargarasını ambalajdaki talimatlara göre doğru şekilde kullanın. Genellikle bir kadeh suyla ölçülü bir miktar gargara kullanmak yeterlidir. Fazla kullanım ağız kuruluğuna veya diğer rahatsızlıklara neden olabilir.

  6. Düzenli Diş Hekimi Kontrolleri: Ağız gargaraları, düzenli diş hekimi kontrolleri, diş fırçalama ve diş ipi kullanımıyla birleştirilmelidir. En iyi sonuçlar, tüm bu alışkanlıklar bir arada uygulandığında elde edilir.

  7. Reaksiyon Kontrolü: Yeni bir ağız gargarası kullanmaya başladığınızda olası alerjik veya hassasiyet reaksiyonlarını gözlemlemek önemlidir. Eğer herhangi bir olumsuz etki fark ederseniz, kullanımı bırakmalı ve bir sağlık profesyoneline danışmalısınız.

Özetle, diş eti sağlığı için gargara kullanımı, temel ağız hijyeni alışkanlıklarıyla birleştirildiğinde destekleyici bir rol oynayabilir. Ancak ağız gargaralarının etkili olması için diğer hijyen alışkanlıklarının da düzenli olarak uygulanması gerektiğini unutmamanız önemlidir.

Diş eti hastalıkları, sadece ağız sağlığıyla sınırlı kalmayabilir; aynı zamanda genel sağlık durumuyla da ilişkilendirilmiştir. Bir dizi araştırma, diş eti hastalıklarının çeşitli sağlık sorunlarıyla ilişkili olduğunu göstermektedir. Özellikle diyabet, düşük doğum ağırlığı ve çeşitli akciğer hastalıkları gibi faktörlerle diş eti hastalıkları arasındaki bağlantılar giderek daha fazla anlaşılmaktadır.

Diyabet: Diyabet ve diş eti hastalıkları arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. Çeşitli çalışmalar, diyabet hastalarının diş eti hastalıklarına daha yatkın olduğunu göstermiştir. Diyabet, vücuttaki kan şekeri seviyelerinin düzensiz olduğu bir durumdur. Bu düzensizlik, diş etlerinde enfeksiyon riskini artırabilir. Diş eti hastalığı olan bireylerde diyabetin kontrol altına alınması daha zor olabilir ve aynı zamanda diyabetin varlığı diş eti hastalığının daha şiddetli seyredebileceğine işaret edebilir.

Düşük Doğum Ağırlığı: Hamilelik sırasında yaşanan diş eti hastalıkları, bebeğin düşük doğum ağırlığı ile ilişkilendirilebilir. Araştırmalar, hamilelikte diş eti hastalığının ve iltihaplanmanın, bebekte düşük doğum ağırlığına neden olma riskini artırabileceğini göstermektedir. Bu nedenle hamilelik döneminde ağız sağlığına özen göstermek, anne ve bebek sağlığı açısından önemlidir.

Akciğer Hastalıkları: Diş eti hastalıkları ile akciğer sağlığı arasındaki bağlantılar da incelenmiştir. Özellikle ağır diş eti hastalıkları olan bireylerde solunum yolları enfeksiyon riski artabilir. Bakterilerin ağız yoluyla solunum yollarına geçişi, akciğer enfeksiyonlarına yol açabilir. Bu nedenle ağız sağlığına dikkat etmek, genel solunum yolu sağlığını da destekleyebilir.

Sonuç olarak, diş eti hastalıklarının genel sağlık üzerindeki etkileri giderek daha fazla anlaşılmaktadır. Diyabet, düşük doğum ağırlığı ve akciğer hastalıkları gibi pek çok sağlık sorunuyla diş eti hastalıkları arasında bağlantılar bulunmaktadır. Ağız sağlığının korunması, sadece ağız içi problemleri değil, aynı zamanda genel sağlık durumunu da olumlu etkileyebilir. Bu nedenle düzenli diş hekimi kontrolleri ve iyi bir ağız hijyeni alışkanlığını sürdürmek önemlidir.

Periodontal tedavi, diş eti hastalıklarının tedavisi için uygulanan bir dizi yöntemi içerebilir. Bu tedavilerin ağrılı olup olmadığı, tedavinin türüne, hastanın hassasiyetine ve tedavinin yapılacağı bölgeye göre değişebilir. İşte periodontal tedavilerin genel olarak ne kadar ağrılı olabileceğine dair bilgi:

  1. Diş Temizliği (Profesyonel Diş Temizliği): Diş temizliği sırasında diş taşları ve plakların uzaklaştırılması amaçlanır. Bu genellikle minimal düzeyde ağrı veya rahatsızlıkla gerçekleşir. Ancak, diş taşlarının büyük miktarda biriktiği durumlarda, bu işlem sırasında hafif bir hassasiyet veya rahatsızlık hissedebilirsiniz.

  2. Skarifikasyon (Yüzey Pürüzlerinin Giderilmesi): Diş eti hastalıklarının ilerlemiş durumlarında diş eti yüzeyinde pürüzler oluşabilir. Bu pürüzlerin giderilmesi amaçlanır. Bu işlem genellikle lokal anestezi altında yapılır ve işlem sonrası hafif bir rahatsızlık veya ağrı olabilir.

  3. Kök Yüzeyi Pürüz Temizliği (Scaling ve Root Planing): Bu tedavi, diş eti hastalıklarının tedavisinde kullanılan yaygın bir yöntemdir. Diş eti ve kök yüzeylerindeki pürüzler temizlenir. Lokal anestezi altında gerçekleştirilebilir ve tedavi sonrası hafif ağrı veya hassasiyet olabilir.

  4. Cerrahi Tedaviler: Tedavinin ilerlediği durumlarda cerrahi yöntemler gerekebilir. Bu tür tedavilerde, diş eti dokusunun kesilmesi veya şekillendirilmesi gerekebilir. Cerrahi işlemler genellikle lokal anestezi ile yapılır ve işlem sonrası birkaç gün sürebilecek hafif ağrı veya rahatsızlık olabilir.

Tedavi sonrası ağrının derecesi kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Çoğu durumda, periodontal tedaviler genellikle hafif rahatsızlık veya ağrı ile sınırlı kalır. Tedavi sonrası önerilen ağrı kesiciler veya diğer rahatlama yöntemleri, rahatsızlığı azaltmaya yardımcı olabilir. Tedavi öncesi ve sonrası olarak tedavi sürecini ayrıntılı bir şekilde diş hekiminizle konuşmak ve beklentilerinizi netleştirmek, tedavinin daha rahat geçmesine yardımcı olabilir.

Diş eti hastalıklarını önlemek veya tedavi etmek için doğru diş fırçası seçimi önemlidir. İşte diş eti sağlığını korumak için dikkate almanız gereken bazı faktörler ve doğru diş fırçası seçimi için ipuçları:

  1. Yumuşak Kıllar: Diş eti sağlığını korumak için yumuşak kıllara sahip bir diş fırçası tercih etmelisiniz. Sert veya orta sert kıllı fırçalar, diş etlerine zarar verebilir ve çekilmelere neden olabilir.

  2. Küçük ve Yumuşak Başlık: Diş fırçasının başlığı küçük ve yumuşak olmalıdır. Bu, diş fırçasının diş aralarına ve ağız içindeki zor ulaşılabilir bölgelere daha iyi erişim sağlamasına yardımcı olur.

  3. Ergonomik Tasarım: Diş fırçasının sapı rahat bir kavrama sağlayacak şekilde tasarlanmış olmalıdır. Bu, fırçalama işlemi sırasında daha fazla kontrol sağlayabilir.

  4. Marka ve Kalite: Güvenilir diş fırçası markalarını tercih etmek, kaliteli ürünler kullanmanıza yardımcı olabilir. Tanınmış markalar, diş fırçasının kalitesi konusunda daha güvenilir olabilir.

  5. Diş Fırçasının Boyutu: Diş fırçasının boyutu, ağız yapınıza uygun olmalıdır. Çok büyük veya çok küçük bir diş fırçası kullanmak, etkili bir fırçalama yapmanızı zorlaştırabilir.

  6. Düzenli Değiştirme: Diş fırçasını düzenli olarak değiştirmek önemlidir. Genel olarak 3-4 ayda bir veya kılları yayılmaya başladığında diş fırçasını değiştirmek önerilir.

  7. Diş Hekiminizin Önerileri: Diş eti sağlığınızı en iyi şekilde korumak için diş hekiminizin önerilerini dikkate almalısınız. Diş hekiminiz, diş fırçası seçimi konusunda size uygun olanı önerebilir.

Unutmayın ki iyi bir diş fırçası seçimi sadece diş eti sağlığını değil, genel ağız sağlığınızı da etkileyebilir. Düzenli diş hekimi kontrolleri, iyi bir ağız hijyeni alışkanlığı ve doğru diş fırçası kullanımıyla diş eti sağlığınızı korumak mümkündür.

Diş eti hastalıklarının tedavisinde ve önlenmesinde doğru diş macunu seçimi önemlidir. İşte diş eti sağlığını korumak için dikkate almanız gereken bazı faktörler ve doğru diş macunu seçimi için ipuçları:

  1. Diş Hekiminizin Tavsiyesi: Diş eti sağlığınızı korumak için en iyi seçimi yapmak için diş hekiminizin önerilerini dinlemek önemlidir. Diş hekiminiz, diş eti sağlığınızı dikkate alarak size uygun olan diş macununu önerebilir.

  2. Diş Macununun İçeriği: Diş macunlarının içerikleri farklılık gösterebilir. Diş eti hastalıklarına karşı koruma sağlamak istiyorsanız, diş macununun içeriğinde aşağıdaki bileşenlere dikkat etmelisiniz:

    • Florür: Diş minesini güçlendiren ve çürüklere karşı koruma sağlayan florür içermelidir.
    • Antiseptik Maddeler: Diş eti iltihabını azaltmaya yardımcı olabilecek antiseptik maddeler içerebilir.
    • Anti-Enflamatuar Maddeler: Diş eti iltihabını kontrol altına almak için anti-enflamatuar bileşenler içeren diş macunları tercih edilebilir.
  3. Hassas Diş Eti İçin Özel Diş Macunları: Eğer diş etleriniz hassassa, hassas diş etlerine uygun diş macunları seçmeye özen göstermelisiniz. Bu tür diş macunları genellikle daha az tahriş edici maddeler içerir.

  4. Ağız Hijyeni Alışkanlıklarınıza Uygunluk: Diş macununun kullanım şekli ve tadı sizin için rahat olmalıdır. Ayrıca diş macununun taze bir nefes ve temiz bir his bırakması da önemlidir.

  5. Duyarlılığınıza Karşı Koruma: Eğer sıcak, soğuk veya tatlı yiyeceklere karşı hassasiyet yaşıyorsanız, diş macunu seçerken diş hassasiyetine karşı koruma sağlayan özel formüller tercih edebilirsiniz.

  6. Marka ve Kalite: Bilindik ve güvenilir diş macunu markalarını tercih etmek, kaliteli ürünler kullanmanıza yardımcı olabilir.

 

Diş eti hastalıkları doktoru, diş eti sağlığı konusunda uzmanlaşmış bir hekimdir ve çeşitli tedavileri gerçekleştirebilir. Diş eti hastalıkları doktoru, diş eti hastalıklarının teşhis ve tedavisi için aşağıdaki işlemleri yapabilir:

  1. Diş Eti Muayenesi ve Teşhisi: Diş eti hastalıkları doktoru, hastanın diş etlerini muayene ederek iltihaplanma, şişme, kızarıklık, kanama ve diğer belirtileri değerlendirir. Bu teşhis, uygun tedavi planının oluşturulması için önemlidir.

  2. Profesyonel Diş Temizliği: Diş eti hastalıkları doktoru, diş yüzeylerinde biriken plağı ve diş taşlarını temizlemek için profesyonel diş temizliği yapar. Bu, diş eti hastalıklarının ilerlemesini engellemeye yardımcı olur.

  3. Düzeltici Cerrahi İşlemler: Diş eti hastalıkları doktoru, diş eti çekilmeleri veya dokusal hasarları düzeltmek için cerrahi müdahaleler yapabilir. Diş eti greftleri veya doku yeniden şekillendirme işlemleri gibi tedaviler uygulayabilir.

  4. Periodontal Cep Temizliği (Root Planing): Diş eti hastalıkları doktoru, diş eti ceplerini temizleyerek iltihaplı dokuların temizlenmesini sağlar. Bu işlem, hastalığın kontrol altına alınmasına yardımcı olur.

  5. Diş İmplantları: Eksik dişlerin yerine yapay diş kökleri olan implantlar yerleştirme konusunda uzmanlaşmışlardır. Bu işlem, diş eti hastalıkları sonucu kaybedilen dişleri yerine koymada kullanılır.

  6. Kemik Greftleri: Diş eti hastalıkları doktoru, kemik kaybını telafi etmek için kemik greftleri yapabilir. Bu işlem, çene kemiğinin sağlıklı bir şekilde yeniden oluşmasına yardımcı olur.

  7. Tedavi Planı ve Rehberlik: Hastanın durumuna göre özelleştirilmiş bir tedavi planı oluşturur ve hastalara doğru ağız hijyeni yöntemleri hakkında rehberlik eder.

  8. Takip ve Kontrol: Tedavi sonrası hastanın ilerlemesini izler ve düzenli kontrollerle diş eti sağlığını kontrol eder.

Diş eti hastalıkları doktorları, diş eti sağlığını korumak, hastalıkları tedavi etmek ve ağız sağlığını desteklemek için geniş bir yelpazede tedavi yöntemlerini uygularlar.

Periodontolog, diş ve diş eti hastalıklarıyla ilgilenen ve bu alanda uzmanlaşmış bir diş hekimine denir. Periodontoloji, diş etleri (diş etleri), diş destek dokuları (çene kemiği) ve dişlerin çevresindeki dokuların sağlığına odaklanan bir diş hekimliği dalıdır. Periodontologlar, diş eti hastalıklarının teşhisini, tedavisini ve önlenmesini yönetirler.

Periodontologlar şunları yapabilirler:

  1. Diş Etleri İle İlgili Hastalıkların Tedavisi: Periodontologlar diş eti iltihapları, diş eti kanamaları, diş eti çekilmeleri ve diş eti hastalıklarının tedavisini yönetirler.

  2. Diş Eti Cerrahisi: Gerektiğinde diş eti cerrahisi yapabilirler. Bu, diş eti ceplerinin temizlenmesi, diş eti dokularının yeniden şekillendirilmesi veya çene kemiği düzeltilmesi gibi işlemleri içerebilir.

  3. Diş İmplantları: Diş implantlarının yerleştirilmesi ve implantların çene kemiği ile uyumlu hale getirilmesi gibi implant tedavilerini uygulayabilirler.

  4. Periodontal Bakım ve Öğütler: Hastalara diş eti hastalıklarını yönetmek ve diş fırçalama, diş ipi kullanma gibi ağız hijyeni önerileri verirler.

  5. Diş Eti Hastalıklarının Tanısı: Diş eti hastalıklarını teşhis etmek için röntgenler ve diğer diagnostik araçları kullanırlar.

Periodontologlar, diş eti hastalıklarının tedavisi ve diş eti sağlığının korunması konularında uzmanlaşmış diş hekimleridir ve diş hekimliği uygulamasının önemli bir parçasını oluştururlar. Periodontoloji alanında uzmanlaşmış bir diş hekimi ile diş eti ve diş sağlığınızı düzenli olarak takip etmek, ağız sağlığınızı korumak için önemlidir.

Periodontoloji, dişlerin ve diş etlerinin sağlığına odaklanan bir diş hekimliği dalıdır. Bu alan, diş eti hastalıkları, diş eti cerrahisi, diş eti sağlığının korunması ve çene kemiği ile ilgili sorunların teşhisi ve tedavisi ile ilgilenir. Periodontologlar, bu tür diş ve diş eti sorunlarının teşhisini yapar ve tedavi ederler.

Periodontolojinin temel odak noktaları şunlardır:

  1. Diş Eti Hastalıkları: Periodontologlar, diş etlerini etkileyen hastalıkları teşhis eder ve tedavi eder. Bunlar, gingivitis (diş eti iltihabı) ve periodontitis (ciddi diş eti hastalığı) gibi hastalıkları içerebilir.

  2. Diş Eti Cerrahisi: Gerektiğinde periodontologlar, diş eti cerrahisi yaparlar. Bu, diş eti ceplerinin temizlenmesi, diş eti dokularının yeniden şekillendirilmesi veya çene kemiği düzeltilmesi gibi işlemleri içerebilir.

  3. Diş İmplantları: Periodontologlar, diş eksikliklerini tedavi etmek için diş implantlarının yerleştirilmesi ve bakımı konusunda uzmanlaşmıştır.

  4. Periodontal Bakım: Hastalara diş eti sağlığını korumak ve diş eti hastalıklarını yönetmek için ağız hijyeni öğütleri verirler. Bu, doğru diş fırçalama ve diş ipi kullanma teknikleri gibi konuları içerebilir.

  5. Diş Eti ve Çene Kemik Sağlığının Değerlendirilmesi: Periodontologlar, diş eti ve çene kemikleri ile ilgili röntgenler ve diğer diagnostik araçları kullanarak hastaların ağız sağlığını değerlendirirler.

Periodontoloji, ağız sağlığının önemli bir parçasıdır çünkü diş eti hastalıkları ve çene kemiği sorunları, diş kaybına yol açabilir ve genel sağlığınıza olumsuz etkilerde bulunabilir. Periodontologlar, bu tür sorunları teşhis ederek tedavi ederler ve hastaların ağız sağlığını korumalarına yardımcı olurlar.

 

 

Telefonda ya da eposta ile tahmini de olsa fiyat vermekte zorladığımız alanların başında diş eti tedavisi fiyatları gelmektedir. Diş eti tedavisi fiyatları, birçok faktöre bağlı olarak değişebilir ve genellikle bir diş hekimi tarafından muayene edilmeden kesin bir fiyat belirlemek zordur. Diş eti tedavisi fiyatlarını değiştiren temek faktörler: 

  1. Durumun Ciddiyeti: Diş eti sorunları, hafiften ciddiye kadar farklı derecelerde olabilir. Tedavi ihtiyacı, diş etlerinin ne kadar etkilendiğine bağlı olarak farklılık gösterecektir. Hafif iltihaplanmalar daha az maliyetli olabilirken, ciddi diş eti hastalıkları daha kapsamlı ve pahalı tedaviler gerektirebilir.

  2. Tedavi Yöntemleri: Diş eti tedavisi için farklı yöntemler bulunmaktadır. Bazı durumlarda sadece temizlik ve diş taşı temizliği yeterli olabilirken, ileri vakalarda cerrahi müdahale gerekebilir. Bu farklı yöntemler, tedavi maliyetini etkileyecektir.

  3. Hastanın Sağlık Durumu: Hastanın genel sağlık durumu da tedavi seçeneklerini etkileyebilir. Örneğin, bazı kronik hastalıklara sahip bireylerde diş eti tedavisi daha özenli ve dikkatli bir yaklaşım gerektirebilir, bu da maliyetleri artırabilir.

  4. Tedavi Süreci: Tedavinin ne kadar süreceği de maliyeti etkiler. Birkaç basit temizlik seansı veya daha uzun süreçli bir tedavi gerekebilir.

  5. Kullanılacak Malzemeler: Tedavide kullanılacak malzemelerin kalitesi ve türü de maliyeti etkiler. Daha kaliteli veya özel malzemelerin kullanılması maliyeti artırabilir.

  6. Diş Hekiminin Uzmanlığı: Tedaviyi gerçekleştirecek diş hekiminin deneyimi ve uzmanlığı da fiyatı belirleyen faktörlerden biridir. 

Bu nedenlerden dolayı, diş eti tedavisi için kesin bir fiyat alabilmek için bir diş hekimine muayene olmanız önemlidir. Diş hekimi, muayene sonrası durumunuzu değerlendirecek, tedavi seçeneklerini sunacak ve size tahmini maliyet konusunda bilgi verecektir. Citydent İstanbul'da röntgen, tormografi ve muayene tamamen ücretsizdir. Citydent İstanbul'da alacağınız bir randevu ile tüm sorulaırnızı sorlabilirsiniz, hem kapsamlı bir diş detavi planınız yapılmış olur  hem de diş eti tedavi fiyatlarınızı öğrenebilirsiniz. 

Diş eti tedavisi sonrası yapılması gereken kontroller, tedavinin tipine, hastanın genel sağlık durumuna ve tedavinin başarısına bağlı olarak değişebilir. Ancak genel olarak, diş eti tedavisi sonrası düzenli kontrollere gitmek önemlidir. Tedavi sürecinin etkili ve sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için diş hekiminizin önerdiği randevu takvimine uymak önemlidir.

Birçok durumda, diş eti tedavisi sonrası kontroller şu şekilde planlanabilir:

  1. Profesyonel Diş Temizliği ve Kontroller: Diş eti tedavisi sonrası genellikle ilk kontrole gitme zamanı, tedavinin tamamlanmasından hemen sonra veya birkaç hafta sonra olabilir. Bu randevuda diş hekimi, tedavi sonuçlarını değerlendirecek, diş etlerinizin iyileşme sürecini gözlemleyecek ve gerektiğinde ek önlemler alacaktır.

  2. Tedaviye Özgü Kontroller: Tedavinin tipine göre ek kontroller yapılması gerekebilir. Örneğin, scaling ve root planing gibi tedavilerde, diş hekiminiz muhtemelen tedavinin etkisini değerlendirmek ve gerektiğinde tekrar işlem yapmak üzere ek kontroller planlayacaktır.

  3. Düzenli Kontroller: Tedavi sonrası, diş hekiminiz düzenli olarak (örneğin 3-6 ay aralıklarla) kontrollere gitmenizi önerebilir. Bu kontrollerde diş etlerinizin durumu gözlemlenir, olası sorunlar erken teşhis edilir ve gerektiğinde müdahale yapılır.

  4. Kişisel Duruma Göre Kontroller: Bazı durumlarda, hastanın diş eti durumu veya genel sağlık durumu nedeniyle daha sık kontrollere gitmesi gerekebilir. Bu durumu diş hekiminizle görüşerek belirleyebilirsiniz.

Unutmayın ki her hasta farklıdır ve tedavi planları bireysel olarak ayarlanır. Diş hekiminizin önerdiği kontrolleri aksatmadan düzenli olarak gitmek, diş eti sağlığınızı korumak ve olası sorunları erken teşhis etmek için önemlidir.

Diğer Tedaviler